Zorbalığı Neden Durdurmuyoruz?

Yosemite’nin güneydoğusunda, Nevada dağlarında 740 metre yükseklikteki Huntington Gölü, 1939’dan beri Kern İzci Kampı’na ev sahipliği yapıyor. Göl, soğuk ve masmavi suyuyla ve balıkçılığa uygunluğuyla biliniyor.

1963 Haziran’ın sonlarında, Kaliforniya’dan gelen Troop 41 izci grubu öğle yemeği sırasındayken, iki izci başka bir izciyi yakalayıp çırılçıplak soydu ve diğerlerinin önüne attı.
Çıplak izci çocuk kendini toparlayıp kulübesine giyinmek için kaçmaya çalışırken kahkaha koptu.

Gülenler arasında, 40’lı yaşlarında, mühendis ve izci çocuklardan birisinin babası olan izci başı da vardı. Kaçan çıplak çocuğa “10 ihtar aldın! Üniformanı giymemişsin” diye bağırdı.
Zaten yüksek olan kahkaha sesi daha da arttı. Çoğu izci aşağılanan çocuğu anaokulundan beri tanıyordu ve pek sevmezdi. Lakabı spastiğin kısaltılmışı “Spaz”dı. Spaz çelimsiz, dağınık, biraz münasebetsiz ve sınıfında geveze olarak bilinen bir çocuktu. Okulda en popüler olmayan çocuk olarak kabul edilirdi.

muthis psikoloji zorba2 - Zorbalığı Neden Durdurmuyoruz?

Başka bir deyişle, Spaz’ı tanıyan izcilere göre başına gelenleri hak ediyordu. Ayrıca bir gece önce bir arkadaşı saçıcı ateşe verdiğinde de Spaz bunu hak etmişti. Kampın ikinci günü yürüyüşte, kendi grubu onu uzak bir yerde terk ettiğinde de Spaz “belasını arıyordu.”
Spaz’ın kamp hikayesini çok iyi biliyorum, çünkü onu her gün aynaya baktığımda görüyorum.

Çocukken zorbalığa maruz kaldığım tek yer Kern kampı değildi, yaşadıklarımdan çıkarımım ise ben acı çekerken izleyenlerin umursamaması değildi, tam aksine çok umursuyorlardı. Çok hoşlarına gidiyordu ve devam etmesi için teşvik ediyorlardı. İzci başım gibi beni koruması gereken yetişkinler bile iyi bir şovu seviyorlardı.

muthis psikoloji zorba3 - Zorbalığı Neden Durdurmuyoruz?

O zamanlarki – ve şimdiki – düşüncem, izleyicilerin, zorbalığa maruz kalan çocukların mağduriyetindeki rolü çok büyüktü ve izleyicilerin davranışlarını değiştirebilmek zorbalığı ve kötü ettiklerini ciddi anlamda azaltabilirdi. Bu etkiler şunları içeriyor: Ergen intiharları (intihar edenlerin %80’i zorbalık mağduru), okullara silahlı saldırı (okullara saldıranların %86’sı okuldayken “uğraşılanlar”) ve ergen depresyonu, anksiyete ve uyuşturucu kullanımı.
Davranışsal araştırmacılar beni destekliyor. Okullarda zorbalığın %80’i başkalarının önünde gerçekleşiyor ve öğrencilerin %57’si her yıl zorbalığa şahit olduğunu söylüyor. Ayrıca, zorbalarla yapılan görüşmeler gösteriyor ki izleyici bulunması zorbalığın ana motivasyonu. Zorbalara göre bir akranınızı ezmek itibarınızı artırmanın ve saygı kazanmanın iyi bir yolu.
Tıpkı Kern Kampındaki gibi, izleyenler ya hiçbir şey yapmıyor ya da kahkahalarla, alay etmelerle ve zorbayı kutlayıcı “beşlik”lerle aktif olarak teşvik ediyorlar. Öğrenciler üzerinde yapılan çalışmaya göre, zorbalığı izlemek çok azının hoşuna gidiyor. Çoğu “durdurmak benim işim değil” diyor veya karışırlarsa karşılık görmekten korkuyor. Eğer yetişkinlere söylerlerse “ispiyoncu” damgası yemekten korkuyorlar.

Ve haklı gerekçeleri var. Nihayet zorbalığa uğradığımı şikayet edecek kadar cesaretimi toplayıp aynı zamanda futbol takımının koçu olan beden eğitimi öğretmenime şikayet ettiğimde bana “Mızmızlardan nefret ederim” dedi ve kızların sınıfının önünde duvara yaslanma cezası verdi.

muthis psikoloji zorba4 - Zorbalığı Neden Durdurmuyoruz?

Çocuklar – tıpkı diğer izleyiciler gibi – yetişkinlerin de hiçbir şey yapmadığını çabucak öğreniyorlar ve bu yüzden zorbalık gerçekleşirken karışmıyorlar, sonrasında da sessiz kalıyorlar.

Fakat okullarda yapılan anketler gösteriyor ki izleyiciler müdahale ettiğinde zorbalık önemli ölçüde azalıyor. Hawkins, Pepler ve Craig’in okul zorbalıkları üzerine yaptıkları kapsamlı çalışma gösterdi ki zorbalık olaylarında izleyicilerin sadece %19’u müdahale ediyor. Fakat müdahale ettiklerinde –basitçe zorbaya dur demiş bile olsalar- neredeyse her zaman zorbalık son buluyor. Çocukları Korumak için Amerikan Toplumu’nun topladığı istatistiklere göre, geniş çapta anti-zorbalık kampanyalarına rağmen zorbalık hala okullarda büyük problem ve biri müdahale ettiğinde zorbalık olaylarının %57’si 10 saniye içinde son buluyor.
2013’te Journal of Educational Research’te Padgett ve Notar tarafından yayınlanan, “İzleyiciler zorbalığı durdurmak için anahtardır” başlıklı makale, çocukların müdahale etmesi için birkaç stratejiden bahsediyor. Bunlardan bazıları şunlar:

  • Zorbalık kurbanları için empati oluşturan videolar ve akranlarının müdahaleleri için model.
    Okula gitmekten çok korkan, fakat karın ağrıları, kabuslar ve uykusuzluklara rağmen her gün okula gitme cesaretini gösteren zorbalığa maruz kalmış bir öğrencinin etkili bir videosu onun hikayesini anlatabilir. Onun cesaretini takdir eden hikayedeki başka bir çocuk, bir gün müdahale etmeye karar verir, zorba ve kurbanı arasına girer ve sert bir şekilde “Yeter artık!” der.
  • Öğrencilerin zorba, kurban ve izleyiciler rolü aldığı, her rolün nasıl hissettiğini tecrübe edebilecekleri simülasyonlar.
    Çocuklara, gruplaşarak zorbayı durdurma gibi etkili müdahale yöntemleri gösterilebilir.
  • Öğretmenlerin kararlı ve öngörülebilir davranışları.                                  Öğretmenler ve yetişkinler zorbalık şikayetlerine karşı harekete geçmeli ve görmezden gelmemelilerdir. Ayrıca şikayet edeni cezalandırmamalılardır.
  • Simülasyon veya gerçek hikayelerle, müdahale etmenin kendilerine duyulan saygıyı artıracağını çocuklara göstermek.
    Örneğin, zorbalık yapan çocuğa değil zorba ve kurbanı arasına giren cesur çocuğa izleyicilerin beşlik çaktığı bir video olabilir.

Bu son önlem en etkilisi olabilir çünkü zorbaların neden zorbalık yaptığı ve izleyicilerin neden hiçbir şey yapmadığı probleminin kökenine iner: sosyal statü

muthis psikoloji zorba1 - Zorbalığı Neden Durdurmuyoruz?

Başarılı zorbalar kurbanları pahasına sosyal statülerini yükseltirler. İzleyiciler eğer müdahale ederlerse sosyal statülerini – ve dayak yemeyi riske edebilirler. İspiyonculuktan da – haklı bir gerekçeyle- “sokaktaki itibarını” kaybetmemek için korkarlar. Sonuç olarak, zorbalık kurbanları, yetişkinlere “mızmızlanmanın” sadece kötü statülerini daha da aşağı çekmeye sebep olduğunu öğrenirler.

Benim inancım, sosyal statü açlığı ve zorbalığın güçlü bağının büyük oranda kişisel olduğu yönünde. Zorbaların elinde yıllarca acı çektikten, 18 yaşıma kadar sosyal piramidin en altında bulunduktan sonra üniversite için memleketimden ayrıldığımda sosyal statümü artırmak için güçlü bir ihtiyaç hissettim.

Üniversiteden sonra, kurumsal merdivenleri hızla tırmanmak için çok çalıştım, böylece –nihayet- biraz özsaygı hissedecektim.

Fakat başarılı bir şekilde güçlü pozisyonlara yükseldikçe, bir dönüşümle karşı karşıya geldim: zorbalık kurbanlarında çoğu zaman olduğu gibi, bir zorbaya dönüştüm. Hiç fiziksel şiddet kullanmadım veya kullanmakla tehdit etmedim, fakat topluluk içinde emrimdekileri sözlü olarak rencide ettim.

İtiraf etmek ne kadar utanç verici olsa da, sözlü olarak istismarımdaki ana neden istismarıma şahit olanlar arasındaki duruşumu yükseltecek olduğuna olan inancımdı. Ne de olsa, 5 yaşımdan beri, bu stratejinin her zaman işe yaradığını gördüm, ister ilkokulda olsun, ister oyun parkında ister lise soyunma odalarında.

Kötü davranışımı, bir iş arkadaşım – benim bir “timsah olduğumu düşünüp terfi ettiren patronum değil – sohbet arasında bana sözlü istismarlarımın tam tersi etki yarattığını söyleyene kadar bırakmadım: hem altımdakiler hem denklerim bana güvenmemeye başladı. İş arkadaşıma göre, mühendislik tasarım değerlendirmeleri ve finansal toplantılar sırasındaki sivri, aşağılayıcı yorumlarımdan dolayı “Bay Şahsiyet” lakabını kazanmıştım.
Zorbalık kurbanı olarak saygı görmemekten zorba olarak saygı görmemeye dönüştüğümü öğrenince dehşete düşmüştüm.

Çocuklar arasında, saygı ve akranları tarafından kabul görmekten daha önemli bir şey yoktur. Bu yüzden akran saygısının havuç olduğuna ve benim durumumda, en sonunda okullarda ve iş yerlerinde zorbalığı azaltacak sopa olduğuna inanıyorum.
Güçlü pozisyona geldiğimde, istismar edilen istismarcı olur döngüsünü devam ettirdiğim için kendimle gurur duymuyorum fakat bu acı tecrübe beni şuna ikna etti: Zorbalara değil zorbaların oynadığı tribünlere odaklanmalıyız. Ne yaparsak yapalım zorbalar aramızda olacak.

Sonuç olarak, kimsenin izlemediği bir şov iptal edilecektir.

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu giriniz.
İsminizi lütfen buraya giriniz