Sizi Yoran 6 Zihin Alışkanlığı

Kendiniz ve yapabilecekleriniz hakkında daha öz güvenli hissetmek mi istiyorsunuz?

Hayallerinizin peşinden gidip hayatınızı en iyi şekilde yaşamak yerine başkalarını mutlu etmeye mi çalışıyorsunuz?

İyi hissetmenin ilk yolu, sizi yoran ve kötü hissettiren zihinsel ve duygusal alışkanlıklarınızı fark ederek; bu alışkanlıkların yerine sizi geliştirecek yeni alışkanlıklar ve düşünme yolları koymanızdır. Eski alışkanlıkları günbegün değiştirerek, zihninizde yeni ve olumlu düşünme yolları oluşturabilirsiniz. Beynimiz nöroplastisite kapasitesine sahip; yani yeni düşünce ve davranış yolları değiştirmek gerçekten nöronlarımızı ve nöronlar arasındaki sinirsel bağları değiştirebiliyor.

Eğer eski alışkanlıklarınızla yüzleşmeye ve onları değiştirmeye hazırsanız; mutlu, özgüvenli ve başarılı olmak için aşmanız gereken 6 zihin alışkanlığı ile başlayabilirsiniz.

1. Suçlu hissetmek

camara de arbitragem - Sizi Yoran 6 Zihin Alışkanlığı

Suçluluk, genellikle çocukluğumuzda öğrendiğimiz bir duygudur. “Yemeğini bitir, Afrika’da çocuklar açlıktan ölüyor.” Veya “Seninle ilgilenebilmek için canımı dişime takıyorum ve karşılığında gördüğüm tavıra bak!” şeklindeki cümleler; içten içe suçluluk duygusu geliştirmemize sebep olur.

Suçluluk duygusu, başkalarına zarar vermemize ve vicdanı değerleri ihlal etmemize engel olurken iyidir. Ancak aşırı ve sürekli suçluluk duymak, bizi hayattan koparır. Araştırmacılar pek çok farklı suçluluk duygusunun olduğunu ve sadece bir kötülük yaptığımız zaman hissettiğimiz suçluluk duygusunun normal ve iyi olduğunu ortaya koyuyorlar. Diğer suçluluk duygusu tipleri:

  • Birine fazlasıyla yardım etmişken, daha fazla yardım edemediğimiz için hissettiğimiz suçluluk duygusu,
  • Aileden ve arkadaşlardan daha fazla paraya ve daha iyi ilişkilere sahip olmanın verdiği suçluluk duygusu,
  • Eyleme dönüştürmediğimiz kötü düşünce ve duygularımızın sebep olduğu suçluluk duygusu, örneğin arkadaşımızın bebeğini kıskanmak,

Bize hiç de yardımcı olmayan bu suçluluk duygularından kurtulmak için, düşüncelerimizin değil hareketlerimizin başkalarını incitebileceğini anlamalı; hayatın bize sunduklarının değerini bilmeli ve geçmişteki hatalarımızdan ders almalıyız.

2. Fiyasko olduğunu düşünmek

Defeat 1000x480 - Sizi Yoran 6 Zihin Alışkanlığı

Hayata başarısızlık merceğinden bakarsanız, her küçük detayda başarısızlık görürsünüz. Bu düşünce tarzı eleştirici ebeveynlerden ya da çocukken etrafımızda bulunan çok başarılı kardeş veya arkadaşlardan kaynaklanıyor olabilir. Fiyasko olduğunuzu düşünmeyi alışkanlık haline getirirseniz, başarısızlığınıza rağmen başarılı olmak için ne kadar çalışıp çabaladığınızı ve hangi zorluklarla yüzleştiğinizi dikkate almamaya başlarsınız. Ayrıca bu düşünce tarzını her yeni duruma adapte edersiniz ve asla başarılı olamayacağınıza inanmaya başlarsınız.

Bu düşüncelerle başa çıkabilmenin ilk şartı, bu şekilde düşündüğünü ve bunun yanlış olduğunu kabul etmektir. Her yeni fırsatın yeni bir başlangıç olduğuna, bu sefer öncekilerden farklı olacağına inanırsak ve eski alışkanlıklarımızı tekrar etmezsek bu düşünce tarzından kurtulabilir ve gerçekten başarılı olabiliriz.

3. Mükemmeliyetçi olmak

mukemmel 02 1280x720 - Sizi Yoran 6 Zihin Alışkanlığı

Mükemmeliyetçilik beyne ve vücuda zarar verebilir. Araştırmalar mükemmeliyetçilerin depresyon ve anksiyeteye yakalanma, hatta intihar etme ihtimallerinin normal insanlara göre çok daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Mükemmeliyetçilikle başa çıkmak için:

  • “Gereklilik kipi”nden ve “ya siyah ya beyaz” şeklindeki düşüncelerden vazgeçin,
  • Başaramasanız bile denediğiniz için kendinizi tebrik edin,
  • Hata ve yanlışları felaket gibi görmekten vazgeçin,
  • Başarabilmek için kendinize yeterli süreyi tanıyın,
  • Sürekli olarak yaptığınız işi kontrol etmeyin,
  • Büyük resme odaklanın ve başarınızı değerlendirirken kendinize merhametli davranın.

4. Pişmanlıkla yaşamak

7 Silent Signs of High Functioning Anxiety 6 760x506 - Sizi Yoran 6 Zihin Alışkanlığı

Pişmanlık, yaptığınız bir şeyle alakalı olumsuz ve kötü duygu ve düşüncelere sahip olmak, kötü sonuçtan kendinizi sorumlu tutmak veya yaptığınızı geri alabilmeyi istemek olarak tarif edilebilir. Eğer durumu değiştirmek için bir şans varsa, pişmanlık yardımcı olabilir. Pişmanlık duygusu, hayatınızda yanlış yaptığınız şeylerden ve hatalarınızdan ders almanızı sağlayıp size yepyeni bir hayat anlayışı kazandırabilir.

Ancak pişmanlığı olumlu değişikliklere kanalize etmezseniz, yaşadığınız şey kendinizi cezalandırmaktan öteye gidemez. Sürekli pişmanlık hissetmek, stres yaratan adrenalin ve kortizol gibi kimyasalların üretimini artırır ve hem vücudunuza hem beyninize zarar verir. Bundan kurtulmak için kendinize yeni bir şans ve “Bugün yeni bir gün.” mesajını verin.

5. Kendini başkalarıyla kıyaslamak

comparison - Sizi Yoran 6 Zihin Alışkanlığı

Theodore Roosevelt “Kıyaslamak mutluluğun hırsızıdır.” der.

Kendimizi başkalarıyla kıyaslamak ancak olumlu olduğunda kabul edilebilir. Yani kendimizden kötü durumdaki insanlara bakıp, sahip olduklarımızın değerini bilirsek; kıyaslamak o kadar da kötü bir şey değildir. Ancak kendimizi sürekli olarak bizden daha iyi durumdakilerle kıyaslamak, sürekli stres durumuna sebep olur.

Kıyaslama alışkanlığı ile başa çıkabilmek için kendimize hatırlatmamız gereken ilk şey, kimsenin hayatının göründüğü gibi olmadığıdır. En iyi kıyaslama şeklinin bugün yaptıklarımızı ve bugünkü durumumuzu geçmişteki durumumuzla, örneğin bir ay öncesi ile kıyaslamak ve kendimizi ne kadar geliştirdiğimizi öğrenmek olduğunu fark etmeliyiz.

6. İnsanları mutlu etmeye çalışmak

1312157981604 - Sizi Yoran 6 Zihin Alışkanlığı

İnsanları mutlu etmeye çalışmayı, başkalarının bizi sevmesini isteme ve diğer insanların görüş ve düşüncelerine kendi zamanımıza, emeğimize ve değerimize mal olacak kadar değer verme çerçevesinde değerlendirebiliriz. İnsanları mutlu etmeye çalışmak aslında empatinin yanlış bir kullanımıdır.

Bunu aşmak için öncelikle, başkalarının neler hissettiğini bilmemizin onları daha iyi hissettirmek zorunluluğunu yaratmadığını kabul etmeliyiz. Diğer insanları çok fazla umursamak, kendi istek ve ihtiyaçlarımızı karşılamamıza engel olarak stres düzeyini artırır. Gerektiğinde set çekmeyi ve hayır demeyi öğrenmeliyiz. Diğer insanların istek ve ihtiyaçlarıyla kendimizinkiler arasında denge kurmalı ve önceliklerimizin farkına varmalıyız.

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu giriniz.
İsminizi lütfen buraya giriniz