Sevgi mi / Korku mu? Ustaca Sevmek – Don Miguel Ruiz

Don Miguel Ruiz’den Ustaca Sevmek adlı kitabı ilk kez bitirdiğim anı hatırlıyorum: Ruiz’in düşüncelerinin çoğunu kendi zihnimde tarttığım zaman oldukça doğru olduklarını ve çeşitli bilinç hataları içinde olduğumu farkettim. Bu kitap hayatımı olmasa da bakış açımı değiştiren bir kitap oldu. Bu kitapta bahsi geçen bir konuyu paylaşmak kitabı incelememiz konusunda faydalı olacaktır. Bu bölümde Ruiz korku ve sevgi kavramlarını ele alıyor. Başta ilişkili değil olsa olsa ilintili olabileceğini düşünüyorum. Okumaya devam ettikçe bu görüşüm değişiyor.

Ruiz’e göre her insanın kişisel bir düşü var ve herkesin düşü bir diğerininkinden farklı. Ona göre annemizle, babamızla, kardeşlerimizle, dostlarımızla kurduğumuz her ilişki eşsizdir çünkü her ilişkide ortak küçük bir düş kurulmaktadır. Bir ilişkide iki yol mevcuttur sevgi yolu ve korku yolu. Sevgi yoluna ait olduğunu düşündüğünüz pek çok şey korkudan kaynaklanıyor olabilir.

Farkını anlamak için Ruiz’in yol gösterici örneklerinden bazıları:

1-Sevgi hiçbir zaman zorunluluk barındırmaz. Korku ise zorunluluklarla doludur. Korkuda bir eylemi zorunlu olduğumuz için yaparız. Bu zorunluluğu karşımızdakinden de bekleriz. Sevgide ise ne yaparsak istediğiniz içindir.

2-Sevgide beklenti yoktur. Korku ise beklenti doludur. Bir şey beklememize sebep olur ve beklentimiz gerçekleşmediğinde haksızlığa uğradığımızı hisseder ve acı çekeriz. Sevgide ise istediğimiz için yapar ve her şeyi olduğu gibi kabul edebiliriz.

3-Sevginin temeli saygıdır. Korku ise kendisi de dahil hiçbir şeyi saymaz.

4-Sevgi acımasızdır, kimse için üzülmez. Buna karşılık şefkatlidir. Korku ise acıma doludur. Bir şeyi başaramayacağıma inandığınızda bu konuda bana saygı duymaz ve benim için üzülürsünüz. Sevgi’de ise güven vardır. Düştüğünüzde elinizi tutup kaldırır fakat sebep şefkattir, acıma değil.

5-Sevgi koşulsuzdur korku ise koşul koyar. Korku yolunda sizi denetleyebilirsem, bana iyi davranırsanız ve sizin için belirlediğim imgelere uyarsanız ancak sizi sevebilirim. Hiçbir zaman kafamda yarattığım imgeye tam olarak uyamayacağınız için sizi yargılar ve suçlu bulurum.

Her ilişkide ilişkinin iki yarısı vardır. Bir yarısı biziz diğer yarısı ise annemiz, babamız, dostlarımız, sevgilimiz, eşimiz. Bu yarılar içinde siz yalnızca kendinize ait yarıdan sorumlusunuz. Ne kadar çok düşünürseniz düşünün karşınızdakinin zihninden geçenlerden sorumlu olmanızın bir yolu yoktur. Ne hissettiğini neye inandığını zihnine girip değiştiremeyeceğimize göre? İstemeden içine düştüğümüz korku hayatı zehir etmekle kalmıyor aynı zamanda işlevsiz.

Bizi mutlu edebilecek yegane kişi biziz. Ve birine duyduğumuz sevgi onun bize sağladığı faydadan, bize kral/kraliçe gibi davranmasından veya muhteşem itibarındam gelmez. Bu sevgi bizden gelir, içimizden. Ve içinizde içinde güzel malzemeler olan mükemmel bir mutfak varsa biri gelip size her gün pizza getirsin diye ona haraç vermek zorunda kalmazsınız. Kitabı okursanız bana yorumlarınızı yazın.

1 YORUM

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu giriniz.
İsminizi lütfen buraya giriniz