Seçim Yaparken Önyargılarınız Kararlarınızı Ne Kadar Etkiliyor?

İlk kez spor salonuna gittiniz. Kilonuzdan ve yeni tanıştığınız ortamdan biraz utanıyorsunuz. Kendinizi aptal durumuna düşürmekten korkuyorsunuz.

Gözleriniz, hemen köşede sohbet eden model gibi tipleri yakalıyor. Yanlarından geçerken ufak bir kahkaha duyuyorsunuz. Yoksa bana mı güldüler?

Kimsenin sizi göremeyeceği bir nokta seçiyorsunuz. Spor eğitmeni sınıftan çömelen balık hareketini yapmasını istiyor. Ben hariç herkes bu hareketi biliyor mu?

Spor matınızın üzerinde dönüp dururken pat diye düşüyorsunuz. Kimsenin sizi görmemiş olması umuduyla bakınıyorsunuz. Tüh! Yandaki adam sırıtmasını saklamaya çalışıyor. BİLİYORDUM! Herkes bana gülüyor.

Ders bittikten sonra sınıftan hemen hızla ayrılıyorsunuz ve bir daha spor salonuna gelmemeye yemin ediyorsunuz.

muthis psikoloji onyargı2 - Seçim Yaparken Önyargılarınız Kararlarınızı Ne Kadar Etkiliyor?

Doğrulama önyargısı iş başında

Sınıfındayken, sizin özgüvensizliklerinizi doğrulayan örneklere baktınız. Size gülen “modeller”, düştüğünüzde sırıtan adam. Fakat özgüvensizliklerinizi ispatlamayan diğer örnekleri tamamen görmezden geldiniz. Onlar hariç kimse varlığınızı bile fark etmedi.
Doğrulama önyargısı, var olan inançlarınızı onaylayan bilgileri arama, yorumlama ve hatırlamadır ve sinsidir. Her gün yaptığınız her seçimi etkiler. Alacağınız şeyleri, sağlığınızı, evlendiğiniz kişiyi, kariyerinizi, duygularınızı ve bütçenizi. Hepsi siz fark etmeden arka planda olur.

Doğrulama önyargısı sizi üç şekilde etkiler:

  • Bilgiyi Nasıl Aradığınızı

Doğrulama önyargısı etrafınızdaki dünyaya nasıl baktığınızı etkiler. Evinizde oturup kendinizi kötü hissettiğinizde hemen facebook ve instagrama bakarsınız. Partilere giden, seyahat eden, evlenen insanların fotoğraflarına bakarsınız ve şöyle düşünürsünüz: “Herkesin hayatı mükemmel. Benim yalnız ve berbat bir hayatım var.”

Evde oturup kendinizi kötü hissedersiniz çünkü kötü duygularınızı onaylayan bilgileri arayıp buldunuz. O fotoğraflara bakmanın size kötü hissettireceğini biliyordunuz ama yine de yaptınız.

  • Bilgiyi Nasıl Yorumladığınızı

Doğrulama önyargısı ayrıca önünüzdeki nötr bilgiyi nasıl işlediğinizi de etkiler. Çoğunlukla sizin inancınıza göre karar verir.

Aşık olurken, partnerinizde tek gördüğünüz yakışıklı, kusursuz bir Adonis’tir. Tek bir kusur bile fark etmezsiniz. İlişkiniz kötüleşmeye başladığında tek gördüğünüz kusurlardır. Nefesinin kokusu, hiç umursamadığınız şeyler hakkında uzun uzun konuşması, lavabodaki saçlar.

Halbuki hala aynı kişiyle birliktesiniz, fakat onun yaptıklarını o anki duygularınıza göre farklı algılarsınız.

  • Nasıl Hatırladığınızı

Hatıralarınız bile doğrulama önyargısından etkilenir. Çünkü kafanızdaki hatıraları duygularınıza göre yorumlar ve hatta değiştirirsiniz.

Klasik bir deneyde, Princeton ve Dartmouth öğrencilerine iki okul arasındaki bir oyun izletildi. Oyunun sonunda, Princeton öğrencileri Dartmouth’un, Dartmouth öğrencileri de Princeton’ın daha fazla faul yaptığını hatırlıyordu. İki okulun öğrencileri de kendi okullarının daha iyi olduğuna inanıyordu. Bu yüzden bu inancı destekleyecek şeyleri hatırlamaya meyilliydiler.

muthis psikoloji onyargı - Seçim Yaparken Önyargılarınız Kararlarınızı Ne Kadar Etkiliyor?

Neden Böyleyim?

İnançlarınızı onaylayan deliller arıyorsunuz, çünkü yanılmak kötüdür. Yanılmak, sandığınız kadar zeki olmadığınız anlamına gelir. Bu yüzden zaten bildiğiniz şeyi onaylayacak bilgileri ararsınız.

Meşhur bir deneyde, katılımcıların politik görüşlerine ters deliller gösterildiğinde, beynin fiziksel acıdan sorumlu bölgesinin daha aktif olduğu görülmüştür – sanki yanılmış olmak fiziksel olarak canımızı yakıyor gibi.

Umursamadığınız şeyler hakkında olunca karşıt görüşleri kabullenmek kolaydır. Fakat kimliğinizin çekirdeği olan çok derinde oturmuş inançlarınız vardır – siz iyi bir insansınız, politik görüşleriniz doğru vs. Bu görüşlere ters düşen bir kanıt olduğunda bilişsel uyumsuzluğa sebep olur – yoğun stres ve anksiyete içeren his.

Bilişsel uyumsuzluk bir “savaş veya kaç” tepkisine sebep olur- ya inat edip var olan inancınızı ikiye katlarsınız(savaş) ya da karşıt gerçekten kaçarsınız(kaç).

Beyninizin birincil amacı kendini korumaktır.

Bu fiziksel ve psikolojik benliğiniz için de geçerlidir. Karşıt gerçekler kimliğinizi tehdit ettiğinde, beyniniz psikolojik tehdidi algılar ve fiziksel bir tehlikedeymişsiniz gibi sizi korur.
İşlenecek çok fazla bilgi var.

Karşıt teorileri tek tek inceleyip onlara karşı delil bulmak veya üretmek çok fazla efor ister. Bu yüzden beyniniz kısa yolu seçer. Karşıt görüşleri ve birbiriyle çelişkili bilgileri değerlendirip doğruyu bulmak çok ağır bir iştir, şimdiki bakış açınızı destekleyecek iki üç şey bulmak daha kolaydır.

muthis psikoloji onyargı1 - Seçim Yaparken Önyargılarınız Kararlarınızı Ne Kadar Etkiliyor?

O zaman ne yapabilirsiniz?

  • Hayata İkna Olmuş Biçimde Değil Merakla Yaklaşın

Her etkileşimde haklı olduğunuzu ispatlamaya çalışırsanız doğrulama önyargısına yenik düşersiniz.

Araştırmacılar okulda iki çocuk grubu üzerinde çalışma yaptı. İlk grup yanılma riski yüksek olduğu için sunulan problemlerden kaçındı. Diğer grup yanılma ihtimaline rağmen öğrenme imkanı için zor problemleri çözmeye uğraştı. İkinci grup sürekli daha başarılı oldu.
Haklı olmak üzerine daha az, hayatı merak ve hayretle tecrübe etmek üzerine daha çok odaklanın. Yanılmayı göze aldığınızda daha çok şeyin içyüzünü anlarsınız.

  • Anlaşmazlıkları Arayın ve Anlayın

Farklı bakış açılarını anlamak perspektifinizi arıtmanıza yardımcı olur. Araştırmacılara göre, derinde oturmuş inançlarınızı değiştirebilirsiniz. Nasıl mı? Etrafınızı farklı görüşlerle kapsayın.

Diyelim ki ev alacaksınız ve bir tanesini beğendiniz. Bir arkadaşınıza şeytanın avukatı rolünü oynamasını teklif edin. O almamanız için sebepler üretsin. Böylece kendi bakış açınızdan fazlasını gördüğünüze emin olursunuz ve mantıklı bir karar verebilirsiniz.

  • Düşünmek Hakkında Düşünün

Bilişsel önyargılarla savaşmak için içgüdüsel tepkilerinizi geliştirmelisiniz.
Bir dahaki sefere sizin hayat görüşünüzü tamamen onaylayan bulgular gördüğünüzde, durun. Yapmış olabileceğiniz varsayımları düşünün ve yanıldığınızı kanıtlamaya çalışın.
Diyelim ki bir kahveseversiniz – güne sabah kahvesi olmadan başlayamıyorsunuz. Facebook’ta dolaşırken kahvenin faydalarını anlatan bir makale hemen dikkatinizi çekecektir.

Bu tip makaleleri okuyup “Heh işte! Benim yaptıklarım demek ki doğruymuş” diye düşünmek kolaydır. Kendinizi bunu yaparken yakaladığınız zaman ters düşen görüşleri aramayı deneyin.

Sonuç

Doğrulama önyargısı nasıl seçim yaptığınızın kaçınılmaz bir parçasıdır. Dünyaya bakış renginizi belirleyen ve baş edebileceğiniz bir niteliğinizdir. Fakat büyük kararlar verirken sağlığınız, aşk hayatınız veya bütçeniz hakkında etkilerini mümkün oldukça azaltmalısınız. Doğrulama önyargısının nasıl çalıştığını öğrenmek ve anlamak dezavantajlarını telafi etmenize ve mantıklı kararlar verebilmenize yardımcı olur.
Bir dahaki sefere çömelen balıktan uçan chihuahua’ya geçerken telaşlanmayın. Kimse size bakmıyor.

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu giriniz.
İsminizi lütfen buraya giriniz