Sağlıklı Çocuklar Yetiştirmek, Geliştiren Anne-Baba Olmak

Ekran Resmi 2018 06 12 12.06.18 - Sağlıklı Çocuklar Yetiştirmek, Geliştiren Anne-Baba Olmak

“Çok yaramaz”, “hiçbir dediğimi yapmıyor”, “nasıl bir çocuk oldu öyle”, “çok şımardı, çok yüz verdim”, “her istediğini yapıyorum ama neden hala mutsuz?”, “çocuğuma ne kadar ilgi göstermeliyim?”, “az ilgi mi çok ilgi mi bunun ortasını nasıl bulacağım?” diye yakınan belki de usanan, kaygılanan anne-babalara denk gelmişsinizdir. Eski zamanlara kıyasla  günümüzde teknolojinin gelişmesiyle, okur-yazarlığın artmasıyla, gündemde meydana gelen çocuklara yönelik istismar, ihmal gibi negatif nitelikli haberlerin aileler üzerinde yarattığı kaygı ile  “çocuk yetiştirmek” bir çiçeği büyütmek gibi gayret, sabır, özen gerektiren bir eyleme dönüşmüştür. Bitkinize çok fazla su verirseniz -ki burada su sevginiz olsun; bitki kökleri uzun süre fazla suya maruz kaldığı için küflenebilir. Çocuğunda çok fazla ilgiye maruz kalması onun gelişimini ters yönde etkileyebilir. Çok fazla güneş çiçeğin ölmesine, çok fazla rüzgar ise çiçeğin yerle bir olmasına sebep olabilir. O yüzden çağımız ebeveynlerinin cevap aradığı, merak edilen sorulardan biri ‘çocuğumu nasıl yetiştirmeliyim?’ sorusudur.

Sağlıklı bir çocuk yetiştirmek için öncelikli hedefimiz aynayı kendimize ve eşimizin de kendisine doğru tutmasını sağlamaktır. Çocuk nasıl bir ailede yetişiyorsa davranışı, düşünceleri, gelişimi o yönde şekillenecek o ailenin özelliklerini yansıtacaktır… Kızgın, sinirli ve sürekli gergin bir babaya sahip ise çocukta muhtemel olarak yaşamının ilk yıllarında   ilk modeli babasını örnek aldığı için yetişkinliğinde agresif, huysuz biri olacaktır. Anne ve babalarının sürekli tartışmalarına şahit olan çocuğunda davranış repertuarı pek sağlıklı olmayacaktır. Evliliği sağlıksız olan eşlerin sağlıklı bir aile ortamı oluşturarak sağlıklı anne-baba olması düşünülemez. Sağlıksız ailede eşler arasındaki gerginliği hisseden çocuk, kendini güvende hissetme; sürekli kaygı içinde olur. Hissediş düzeyinde bilir ki, birbirlerini olduğu gibi kabul edememiş bu iki kişi, onu da olduğu gibi kabul edemeyecektir. Sağlıklı bir ailenin temelini sağlıklı eş ilişkisi, yani evlilik oluşturur. Sağlıklı evlilikte kadın kadın olarak, erkek erkek olarak kendini var ve önemli hisseder, eşler birbirlerine güvenirler. Sağlıklı bir evlilikte eşler kendilerini hem birbirlerine ait, hem de birbirlerinden tamamıyla farklı, bağımsız birer insan olarak hisseder.

Anne-baba olma yolunda en önemli adımlardan biri çocuk sahibi olmaya birlikte karar vermektir; eşlerden biri çocuk isterken diğeri henüz pek istekli değilse, muhtemelen hem anne ve babalıkta hem de eş ilişkisinde sorunlar oluşacaktır. Çocuk yetiştirmek bir ekip işidir ekip ne kadar birbiriyle uyumlu ise çocuk yetiştirmek o kadar kolaylaşacaktır. Hem anne hem de baba çocuk büyütme sorumluluğunu paylaşmak zorundadır. Bu hem eşler arasındaki sağlıklı ilişkinin hem de çocuğun sağlıklı gelişimi açısından büyük önem arz etmektedir. Doğumdan sonra, emzirme işi zorunlu olarak annededir, ama onun dışında bütün konularda baba sorumluluk alabilir. Çocuğun altını değiştirmek de dahil, baba aktif olarak işin içnde olduğu zaman çocuğun yetişmesinde önemli farklar oluşmaktadır.

 

Bu konuda yapılmış araştırmaların sonuçlarından görülüyor ki, bebeklikten itibaren babalık yapanların ‘babaya doymuş’ çocukları, daha girişimci, daha güvenli, yabancılarla ilişkilerinde daha başarılı oluyorlar. Baba etkileşimiyle büyümüş çocuklar zorlukları görünce kaçmıyorlar, üzerine gidiyorlar. Geleceğe umutla bakıyorlar ve yaptıkları işlerde daha azimli oluyorlar. Hiç kimse kötülük olsun diye, bile bile çocuklarına kötü annelik-babalık yapmaz; iyilik yaptığını düşünürken farkında olmadan kötü şeyler yapabilir. Bazı ebeveynler vardır ki çocuklarını adeta cam bir fanusa koyup öyle yetiştirirler; yani onlara göre çocuk insanlarla ilişki içine girmemeli, insanlardan uzak durmalı, asla yaralanmamalı, düşmemeli, mutsuz olmamaları  gerekir. Çocukların kendi ihtiyaçlarını karşılamalarına izin vermeyen anne babalardır. Ancak ne yazık ki çiçekler cam fanusun içinde oksijensizlikten ölebilirler… Diğer bir anne-baba tutumu ise denetleyici anne-babalardır. Bu ebeveynler çocuklarının kendilerinden çekinmelerine, korkmalarına  önem verirler. Onların dilinde bu “saygı”dır. “İyi çocuk yetiştirmek” adına çocukları korkuturlar, utandırırlar. Donanımlı, demokratik anne-babalar ise  çocuğun davranışından çok onun varoluşuna öncelik verirler.  Onlar için çocuğun okulda yeni şeyler öğrenip kendini geliştirmesi ve bunun için çaba harcaması, aldığı notlardan daha önemlidir (bu metni yazarken referans aldığım kitapta yazar bu tip anne-babaya “çocuk yetiştirirken yaşamın can baskın yönüne ki bu da “can doğası” oluyor öncelik veren ebeveynler” şeklinde yazmıştır).

Çocuğun özgürce düşünebilmesi ve seçimlerinin altında yatan değerleri fark etmesi gelişimi açısından oldukça önemlidir. Sorumluluk duygusunu kazanmış, ebeveynleriyle ve diğer insanlarla ilişkisini oturtabilmiş, başarılı, azimli, sabırlı, fizyolojik ve psikolojik gelişim düzeyleri normal ve doğru seyreden çocuklar yetiştirmek istiyorsak; sağlıklı bir aile ortamı sunmalı, ekip işini iyi başarabilmeli, doğru olan aile tutumunu hayatımıza geçirebilmeliyiz. Çiçeğimizi yeşertmeyi, kırılmadan büyütmeyi, en ufak bir rüzgarda savrulmamasını çünkü ancak böyle sağlayabiliriz…

(Referans Kitap; Doğan Cüceloğlu-Geliştiren Anne-Baba)

PAYLAŞ
Önceki İçerikYalnızlığın Psikolojik Bir Sıkıntıya Dönüştüğünün Belirtisi 10 Durum
Çağla
Nişantaşı Üniversitesi 3. sınıf öğrencisi. Çeşitli internet sitelerinde ve kişisel sosyal medya hesaplarında psikoloji üzerine yazılar yazmakta. İstanbul’da bir Nöropsikiyatri Merkezi’nde stajyer olarak çalışmaktadır.

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu giriniz.
İsminizi lütfen buraya giriniz