Okul Çağındaki Çocuklarda Görülen Gerçeği Söylememe / Gerçeği Saklama Alışkanlığı

Gerçeği söylememek; birini üzmemek ya da zor durumdan kurtulmak amacıyla söylenen gerçekle uyuşmayan sözlerdir. Çocuklarda gerçeği gizleme davranışı genelde ebeveynleri endişelendirmesine rağmen bu davranış  her çocukta görülebilmektedir.

Yalan tepkilere ve duruma bağlı olarak öğrenilir ve devam ettirilir. Yalan söylediğinde söylediği yalan çocuğu huzurlu kılıyorsa yalan söylemeye devam eder.

Ekran Resmi 2018 08 28 12.23.50 - Okul Çağındaki Çocuklarda Görülen Gerçeği Söylememe / Gerçeği Saklama Alışkanlığı

Çocuğun yaşına göre söylediği yalanın farklı anlamları vardır. 3 yaşından önce çocuğun yalan söylemesinin hiçbir anlamı yoktur. Bu yaşlardaki çocuk insanların zihinlerinin ayrı ayrı çalıştığını bilmez.

3-4 yaşından sonra çocuklar düşüncelerini başkalarının bilmediğini anlamaya başlarlar. Bu yaştaki çocukların hayal gücü de çok kuvvetlidir ve bu yeni edinmiş oldukları bilgi ve becerilerini sınamaktan çok hoşlanırlar. Bu nedenle de sık sık hikayeler yaratarak bu bilgilerini test ederler. Örneğin sütü yere döken çocuk annesine “ben yapmadım demin mutfağa kocaman bir fil girdi, sütü o döktü” diyebilir.

Okul çağındaki çocuklarda ise durum daha farklıdır. Çevrenin ve ebeveynlerin çocuktan beklentileri artar. Gerçek ile yalan arasındaki farkı anlamaya başlasalar da, genel olarak doğru olanı yapmaktan çok, anne-babalarının taleplerini yerine getirmek isterler. Bu talepler çocuğa fazla geldiğinde “gereksiz” yükleri üzerinden atmak için çocuk yalana başvurabilir. “Yemekten önce ellerini yıkadın mı?” gibi bir soruya “Evet,” diye cevap verebilirler ya da “Bugün ödevin var mı?” diye sorulduğunda rahatlıkla “Ödevim yok,” diyebilirler.

Aşırı ödüllendirilen çocuk, sosyal hayata katılmaya başladığında sosyal hayatın içindeki arkadaş, öğretmen vb kişilerden de aynı ödüllendirmeyi bekler. Bunu da elde etmek için yalan söyleme tutumu içine girer. Ya da hiçbir davranışı ödüllendirilmeyen çocuk, yalan söyleme gereksinimi duyabilir.

Sevgisizlikten ve ilgi yoksunluğundan kaynaklanan sorunlardan ötürü çocuk, her ne pahasına olursa olsun ilgiyi kendi üzerine çekmek için yalan söyleyebilir. Annenin, babanın ve yakın çevrenin yeterince sevgi ve ilgi göstermemesi, annesi, babası ve çevresi tarafından sevilmediği ve ilgi görmediği düşüncesiyle kendini değersiz hisseden çocuk çevresindekiler tarafından değerli algılanma ve onaylanma ihtiyacıyla, sahip olmadığı bir şeye sahip olduğunu veya yapmadığı bir şeyi yaptığını ifade edebilir.

Çocuklar çoğunlukla ana ve babayı model ve örnek alır. Anne babalar ‘yalan söyleme’ konusunda da model oluştururlar. Anne-babanın yalana başvurduğuna tanık olan çocuk, yalan söylemeyi öğrenir ve uygulamaya başlar. Mesela, eve gelmek isteyen misafire anne ve babanın gerçeği söyleme yerine “akşam başka bir programımız var” şeklinde yalan söylemesi ve  bu söylemin çocuğun yanında yapılması, ebeveynin çocuğunun yalan söylemesine örneklik oluşturması anlamına gelir.

Ekran Resmi 2018 08 28 12.27.30 - Okul Çağındaki Çocuklarda Görülen Gerçeği Söylememe / Gerçeği Saklama Alışkanlığı

Çocuklarda Gerçeği Saklama Davranışına Karşı Ebeveynler Nasıl Bir Tutum İzlemelidir? 

  • Aşırı tepki göstermemeli

Aşırı tepki göstermek çocuğu korkutur ve çocukla ebeveyn arasındaki ilişkiyi zedeler. Duruma uygun olmayan, duygusal anlamda aşırı yüklü bir tepki çocuğun gelecekte daha fazla yalan söylemesine neden olur. Gerçek onun için acı olduğunda da gerçeği söylemesini daha da zorlaştırır.

  • Mücadele içerisine girilmemeli

Çocuğa gerçeği söyletme mücadelesine girişmeye çalışılmamalı. Zorla gerçeği söyletmeye çalışmak çocuğun davranışını değiştirmekte etkili olmayacaktır.

  • Çocuğun cezalandırılmaktan korkması önlenmeli

Çocuk  cezalandırılmaktan korktuğu için yalan söylüyorsa dürüst davranmaktan korkmaması için, ceza uyguladığınız konularda daha iyi çözüm yolları bulmak amacıyla onunla karşılıklı konuşulmalı.

  • Çocuk asla etiketlenmemeli

Çocuk  “yalancı” olarak etiketlenmemelidir.Bu gibi etiketler çocuğun özgüvenini zedeler ve istemediğiniz davranışı teşvik edici etki yaratır.

  • Yalan pekiştirilmemeli

Olumsuz bir davranışın istenen sonuçlar doğurması, o davranışın yapma sıklığını arttırır. Yalan söyleyerek amacına ulaşan bir çocuk, aynı durumla karşılaştığında yine yalan söylemeye başvuracaktır. Böyle durumlarda çocuğun varmak istediği noktaya ulaşması mümkün olduğunca engellenmelidir.

  • Ebeveyn olarak çocuğa iyi örnek olunmalı.

Yetişkinlerin “durumu düzeltmek” bahanesi ile söylemiş olduğu pembe veya beyaz yalanlar, çocuklar tarafından olduğu gibi taklit edilmektedir. Ayrıca çocuklar genelleyerek öğrendikleri için ebeveynin belli durumlarda yalan söylediğinin farkına varamaz ve her koşulda yalan söylemeye başlar. Doğruyu söylemenin bize uzun vadede olumlu sonuçlar getireceğini bilmemize rağmen renklerin ardına sığınarak yalan söyleyen ebeveynlerin çocukları da bu davranışı benzer şekilde gösterecektir.

  • Çocukla sürekli iletişim halinde olunmalı

Çocuğa neler yaşadığı sorulmalı, anlattırılmalıdır. Yalan söylediği fark edildiğinde “o olay acaba şöyle olmuş olabilir mi?” şeklinde olasılıklar anlatılmalıdır. Çocuğa kesinlikle yalan söylüyorsun, doğruyu söyle, bu böyle olamaz gibi yargılayıcı cümleler kullanılmamalıdır.

PAYLAŞ
Önceki İçerikOğlumun Eğitimiyle İlgili 10 Hayalim
Sonraki İçerikAffet – Uzlaş – İyileş. Neden Uzlaşmayı ve Affetmeyi Öğrenmeliyiz?
Meltem Küçük
Doğu Akdeniz Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi'nde Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlayarak Aile Danışmanlığı sertifikası aldı. 2 yıldır Bahçeşehir Koleji'nde okul psikolojik danışmanı olarak görev yapmaktadır. Gelişim Üniversitesi Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans eğitimine devam etmektedir.

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu giriniz.
İsminizi lütfen buraya giriniz