Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır?

57ce5fff9d364 - Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır?

 

Öfke; bireyin kendisini engellenmiş hissettiği durum karşısında, göstermiş olduğu doğal bir tepkidir. Mutluluk gibi, üzüntü gibi, sevgi gibi doğal ve normal bir duygudur. Yani sağlıklı bir insanda olması gereken, olmadığı zamanlarda eksikliğini hissettiğimiz diğer doğal duygular gibi…

İnsanlar içerisinde bulundukları hayatın akışında, yaşamın getirdiği zorluklar karşısında, haksızlığa uğradıklarında, kendilerine saygısızlık yapıldığını düşündüklerinde, değersizlik hissine kapıldıklarında, gerçek ya da gerçekten uzak bir zarar görme sonucunda öfkelenirler. Hatta kimi zaman havaya, yağmura, çamura, sokaktaki kediye, geç gelen otobüse, şarjı biten telefona bile öfkelenebilirler. Bu çok normaldir ve tüm insanlar öfkeyi doğal bir duygu olarak kabul etmelidir.

Sahip olduğumuz her bir duygunun bize kazandırdığı bir takım özellikler olduğu gibi, şüphesiz öfkenin de bizlere kazandırdığı benzersiz özellikler vardır. Ancak burada asıl problem öfkelenmek değil, öfkenin saldırganlık boyutuna taşınarak, kişinin kendisine ve çevresine zarar vermeye başladığı durumlardır. Çünkü öfke, uygun bir dille ifade edilemediği takdirde yıkıcı etkiler yaratabilir, günlük yaşamda kişiler arası ilişkileri olumsuz ölçüde etkileyebilir.

Peki hayatımızın bu kadar içerisinde olan öfke duygusuyla nasıl başa çıkabiliriz? Kelimenin diğer anlamıyla öfkemizi nasıl kontrol edebiliriz? Öfke kontrolü neden gereklidir?

Aslında öfkeyi kontrol etmek, öfkeyi doğru ifade edebilmekle ilişkilidir. Amaç; öfkeyi tamamen yok etmek değil, onu uygun bir biçimde yansıtabilmektir.

Öfkenin uygun bir biçimde ifade edilebilmesi için öncelikle insanın kendisini tanıması gerekir. Kendine güvenen, kendinden emin olan, kendi duygu ve düşüncelerini her koşulda tanıyabilen biri öfke duygusunu da doğru bir biçimde ifade edebilir.

İkinci olarak her insanın öfkelenebileceği, öfkenin doğal ve geçici bir duygu olduğu kabul edilmelidir. En önemlisi, öfke problem çözme aracı olarak görülmemelidir.

Öfkeli insanlar farkında olmadan olayları göründüğünden daha da olumsuz bir biçimde algılarlar. Özellikle sürekli olarak zihinde geçen “Ben bunu hak etmedim” cümleleri suçlayıcı ve yargılayıcı bir düşünce yapısını oluşturur. Kişi kendi haklılığına kendisini inandırır ve bunu ispatlamak adına saldırgan tavırlar sergiler. Bu durum aslında düşünmeden yargılama biçimidir. Kişi, içerisinde bulunduğu durum ile ilgili abartılı, yargılayıcı bir düşünce yapısına büründüğünden problem çözüme ulaşamaz ve daha da hasar bırakan, yıkıcı bir duruma dönüşür.

Öfkelendiğimiz zamanlarda, daha sonra pişmanlık duyabileceğimiz, üzüleceğimiz durumlar ile karşılaşmamak için bizi öfkelendiren durum karşısında zihnimizi serbest bırakmalıyız. Neye öfkelendiğimize, öfkemizi en çok neyin tetiklediğine odaklanmalıyız. Sakince düşünmeli, aniden aklımıza gelen ilk şeyi söylememeliyiz.Özellikle “asla, daima, kesinlikle” ya da “hep” ve “hiç” gibi  kelimeleri zihnimizden uzak tutmalıyız. Bu kelimeler bizi mantıklı düşünce yapısından uzaklaştıracaktır.  Daha gerçekçi ve mantıklı düşüncelere odaklanmalıyız.

Kendimizi doğru bir biçimde ifade ederek, gerçekte söylemek istediklerimize odaklanırsak, düşüncelerimizin bizi ele geçirmesinin önüne geçmiş oluruz.  Kendimizi karşı tarafa anlatmaya çalışırken aynı zamanda karşımızdakini de dinlemeli, onu anlamaya çalışmalıyız.

Bazı durumlar karşısında, öfkelendiğimizde, bulunduğumuz ortamdan uzaklaşmak bize iyi gelecekse, ortamdan uzaklaşmalıyız. Sık sık nefes egzersizleri yaparak, kendimize “sakin ol” şeklinde telkinlerde bulunmalıyız.

Unutmamalıyız ki; düşüncelerimiz duygularımıza, duygularımız da davranışlarımıza yansır. Düşünce tarzımızı değiştirebilirsek eğer; öfke bizi kontrol edemez, biz öfkeyi kontrol ederiz.

 

PAYLAŞ
Önceki İçerikPatron ile Lider Arasındaki Farkı Özetleyen 7 Muhteşem Çizim
Sonraki İçerikEbeveynlere Işık Tutacak 18 Alıntı
Meltem Küçük
Doğu Akdeniz Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi'nde Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlayarak Aile Danışmanlığı sertifikası aldı. 2 yıldır Bahçeşehir Koleji'nde okul psikolojik danışmanı olarak görev yapmaktadır. Gelişim Üniversitesi Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans eğitimine devam etmektedir.

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu giriniz.
İsminizi lütfen buraya giriniz