Kitleler Psikolojisi

Ekran Resmi 2018 02 12 15.00.20 - Kitleler Psikolojisi

Kitle terimi yığın, kalabalık anlamına gelebildiği gibi, grup anlamında da kullanılmaktadır. Bu terimin kullanış şekli kitle psikolojisini anlamını da belirlemektedir. Bu topluluklarda bilinçli kişilik ortadan silinir. Topluluk üyelerinin duyguları ve düşünceleri tek bir tarafa yönelir. Bir nevi kollektif bilinç oluşur ve kitle “tek bir varlık” haline gelir. Ünlü Kitleler Psikolojisi kitabının yazarı Le Bon “Bir organizmadaki hücreler nasıl bir araya gelerek tek tek hücrelerindekinden apayrı yeni bir varlık oluşturuyorsa psikolojik kitle de bir an için birbirleriyle kaynaşmış aynı tür ögelerin oluşturduğu geçici bir varlıktır” tanımını yapar.

Kitlenin oluşumunda; şuurlu ferdi şahsiyet kaybolur. Bireylerin, farklılıkları ne olursa olsun, kalabalık haline gelmeleri onlarda ortak bir ruh oluşturur. Bu ruh bireyleri kendi karakterlerince düşünme ve hareket etmeden alıkoyarak farklı bir şekilde davranışa sevk edici güce sahiptir. Birey tek başına iken yapamadığı bazı davranışları kitle içinde gerçekleştirme imkanını bulur. Birey, heyecanlarını ve düzene karşı çıkma isyan tavrını kitle içinde harekete geçirmek ister; kitle de kendisine bu imkanı sunar. Kalabalık içinde gittikçe bireyselleşerek yabancılaşan birey, dışarıdan bir tehdit uyarıcısına karşı kendini güvende hissetmek için kitlenin yıkıcı gücüne ve dayanılmaz cazibesine kendini bırakır.

Dolayısıyla kitle psikolojisi içinde yer alan bireyler, önlerine çıkan engellerde kitlenin yıkıcı gücünü arkalarına alarak, kendi engelleriyle de bir bakıma çatışmaya başlarlar. Böylesine bir isyan bireylere kendilerini aşma ve yasaklarından kurtulmayı telkin ederken, kolektif olarak ise toplumsal bir yargıya birlikte savaş açma eylemini oluşturur. Kitlelerin bir kimliği olmadığından yaptıkları her türlü eylemin sorumluluğunu da taşımamış olurlar.

Gruplar büyüklüklerine, güçlerine, işlevlerine, amaçlarına, üyeleri arasındaki dayanışma, örgütlenme gibi yönlerden bakılınca nasıl algıladıklarına göre farklılık gösterirler. Grup üyeleri arasında çeşitli farklılıklar olsa dahi paylaşılan duygu ortaktır. Bu duygusal yaşantılar kolay kışkırtılmak, kızgınlık, muhakeme yeteneksizlikleri, hüküm verme ve mübalağa gibi birçokları şeklinde görülebilir.  Şişirilmiş ve aşırı duygulardan daha kolay etkilenbildikleri için kitlelere karşı şiddetli iddialar, abartılı söylemler ve sık sık tekrarlanan cümleler yankı bulabilmektedir. Bu durumda karşımıza mantıki yollarla yapılan kanıtlar onları ikna karşısında yetersiz kalır. Bu yüzden akla yatkın olmayan –hayali, soyut- şeylerin gerçekleşebileceğine inanırlar. Kalabalıklar önünde canlandırılan tiyatronun etkisinin fazla olmasının sebebi de budur. Yapılmak istenen şeyi aşılamak için de kitlelerin hayalleri en iyi yol haline gelir.   Duyguların yanı sıra kitlelere aşılanan görüşler ya kabul edilir ya da reddedilir. Gerçekler kesin kabul edilir veya hatalar kesin sınırlarla çizilmiştir. Zarar verici davranışlarda bulunmaya yatkın olmak gibi bir sonuç çıkmasının yanı sıra, fedakar ve sadık davranışlarda bulunmaya da bireylerden daha fazla yatkındırlar.

Kitleleri inandırmak için içerisinde bulunan üyelerin akli yönlerine değil, duygularına hitap etmek gerektiği açıkça belli olmaktadır. Bunu bir örnekle destekleyecek olursak “ Hitler, kürsüye çıkar, hiç konuşmadan önündeki binlerce kişiyi dakikalarca bekleterek sinirlerinin gerilmesine sebep olurdu. Böylelikle nefret söylemleri daha hızlı benimsenirdi”

Eğer kitleleri bir nevi “sürü“ olarak kabul edecek olursak, sürünün bir de çobana ihtiyacı vardır. Yani bir lider, önder. Güçlü bir iradeye sahip olan kişiyi daha çok dinlerler. Ve bu liderler düşünce insanı değil çoğu defa bir eylem insanı olması gerekir. Eğer lider bir eylem insanı olacaksa bu da kitlelerin bir model tarafından yönlendiriliyor olacağı görüşünü güçlendirir. Model alındıktan sonra ise asıl önemli olan “ kabul edilmesi istenen iddia sık tekrara başlanır” ve kitleye yön veren o bilinç dışına yayılması sağlanır.

Bu konuya ilgisi olanlara Le Bon’un Kitleler Psikolojisi, Todd Strasser tarafından yazılan Dalga ve Eric Hoffer Kesin İnançlılar kitaplarını öneririm.

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu giriniz.
İsminizi lütfen buraya giriniz