İnsan Ruhunu Öldüren Davranışlar

Klinik Psikolog Ziya Ünlütürk sosyal medya hesabından insanların ruhunu öldüren davranışları ve kişileri yazdı. Biz de sizler için alıntıladık.

“Kimileri senin ruhunu öldürürler. Yavaş yavaş yaparlar bunu. Ruhun gittiğinde bomboş hissedersin.

shutterstock 1099606670 - İnsan Ruhunu Öldüren Davranışlar

Bunu sana nasıl yaparlar?
Sürekli senin düşünceleri küçümseyerek,
Duygularını değersizleştirerek,
Seni aşağılayarak,
Öfke ile seni sindirerek,
Terk etmek ile tehdit ederek,
Seni ikileme düşürecek tuzaklar hazırlayarak,
Söylediklerini ben söylemedim diye inkar ederek,
Konuyu hep çarpıtarak,
Hep seni suçlayarak,
Her şeyi kendi biliyormuş gibi davranarak,
Senin hatalarına karşı affedilmez davranarak,
Başkalarının yanında seni küçük düşürerek,
Seninle şaka yapıyorum diyerek dalga geçerek,
Sürekli eleştirerek,
Görünümünde kusurlar bularak,
Haklarını ihlal ederek,
Maddi gücünü seni sindirmek için kullanarak,
Senin korkularını kendi isteklerini yaptırmak için bir araç olarak kullanarak,
Çocukları kullanarak,
Başkalarının yanında iyi ve geçimli ama sana karşı tam tersi davranarak seni hayretler içinde bırakarak,
Yalan söyleyerek,
İnkar ederek,

shutterstock 756595735 - İnsan Ruhunu Öldüren Davranışlar

Haklı olduğunda dünyaları yıkar ama hatalı olduğunda üstünde bile durmaz, özür bile dilemez,
Hedef şaşırtarak okları üzerinden çekerek yapar bunu.
Ve en sonunda onun açgözlülüğünün kurbanı olursun. Yavaş yavaş, sinsi sinsi tükenirsin. Ne öz güvenin kalır ne de kendine saygın.
Bomboş hissedersin.

İşte böyle biri varsa hayatında onun açgözlülüğünün kurbanı olup olmamak senin elinde. Ne kadar teslim olursan, ne kadar onunla zaman geçirirsen daha fazla yok olursun.”

 

1 YORUM

  1. Hayatımda, lisede, böyle birileri oldu ve şu an hâlâ unutmuyorum. Kendime itici bir kuvvet bulduğum ve gerçekten başarılı olduktan sonra takıldığım yerlerde geçmişimdeki insanlara benzeyenler aynı yenilgiyi tekrar yaşamama sebep oldu. Ve ben farkında olmadan çevremdeki insanlara onların bana davrandıkları gibi davranmış olduğunu düşünüp suçluluk hissediyorum. Ve şimdi üniversitedeyim ama bölüm tercihimi ben değil de başkası yapmış gibi hissediyorum. Eczacılık Fakültesindeyim, bomboş hissettiğim ve ne istediğimi bilmediğim için- lise üçten beri- kendimden ve hayalimden emin bir tercih yapmadım. Ailem ve çevremdekilerin sözlerine kapıldım. Bir buçuk senedir geçmişe takılıp kalan, enerjisi olmayan bir insanım. Bunun için hep ailemi suçladım, bana yardımcı olmadıklarını ve beni önemsemediklerini düşündüm. Ama içten içe de hep kendimi suçladım, tüm bunlara izin vediğim için tek suçlu benim dedim. MF3 te 24bin de olmama rağmen ailem çok iyi fakültelere gitmemi istemedi, uzak olduğundan ki tüm üniversiteler geliyordu, nasılsa eczacılık dediler. Eczacılık Fakültesi için üniversite çok farketmiyormuş, Tıp Fakültesi olsa başkaymış o zaman istediğim şehre gidermişim, emeklerime saygı göstermemiş olmaları ve hayallerimi önemsememeleri üzerine çok kırıldım ve bir girdabın içine girdim. Artık kimseye güvenmiyorum ve destek beklemiyorum, anlaşılabileceğimi hiç sanmıyorum. Gelecekten hiçbir beklentim yok ve derslerim çok kötü. Üniversitesiyi bıraksam ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yok, daha kötü olmasından korkuyorum. Zaten ailemden de destek görmeyeceğim, onlar tarafından yargılanacak ve yadırganacağım. Nasıl kurtulabilirim bu durumdan? Psikiyatriste gittim bir sene kadar önce, pek dinlemedi ve psikiyatrik bir durumumun olmadığını söyledi. Psikoloğa gitmeliymişim, daha sonra psikoloğa gidemedim. Hayatımdan çalıyorum, kendi hatımdan ben çalıyorum.

Yorum Gönder

Lütfen yorumunuzu giriniz.
İsminizi lütfen buraya giriniz